Beslenme fizyolojisi ve anatomisi

KEDİLERİN EVRİMSEL SÜRECİ, BESLENME FİZYOLOJİSİ VE ANATOMİSİ

Evcil kediler günümüzde en yaygın eşlik hayvanlarından biri olmasına rağmen biyolojik özelliklerinin büyük kısmını yabani atalarından miras almıştır. Anatomik yapıları, metabolizmaları, davranışları ve beslenme gereksinimleri milyonlarca yıllık evrimsel süreç boyunca şekillenmiştir. Kedilerin neden zorunlu etçil olduğu, neden bazı besin öğelerine özel gereksinim duyduğu ve anatomik olarak neden başarılı avcılar olduğu ancak evrimsel biyolojileri incelendiğinde anlaşılabilir.

Kedilerin Evrimsel Süreci

Modern evcil kedilerin atası olarak kabul edilen tür Felis silvestris lybica yani Yakın Doğu yabani kedisidir. Genetik çalışmalar kedilerin yaklaşık 9.000–10.000 yıl önce insanların tarıma geçtiği dönemde evcilleşmeye başladığını göstermektedir.

Tarım toplumlarının oluşmasıyla birlikte tahıl depoları kemirgen popülasyonlarında artışa neden olmuş, bu durum yabani kediler için önemli bir av kaynağı oluşturmuştur. İnsan yerleşimlerine yaklaşan kediler hem besin avantajı elde etmiş hem de kemirgen kontrolü sağlayarak insanlara fayda sağlamıştır. Böylece insanlar ve kediler arasında karşılıklı yarara dayalı bir ilişki gelişmiştir.

Kedilerin evcilleşme süreci köpeklere kıyasla daha sınırlı davranışsal değişim içermektedir. Bu nedenle günümüzde evcil kediler hâlâ güçlü avcılık içgüdülerini, bölgesel davranışlarını ve etçil metabolik özelliklerini korumaktadır.

Kedilerin Anatomik Özellikleri

Kedilerin anatomik yapısı aktif avcılığa uyum sağlayacak şekilde gelişmiştir. İskelet sistemi, kas yapısı, duyu organları ve sindirim sistemi bu adaptasyonların temel örnekleridir.

Dişleri av yakalama ve et parçalama fonksiyonuna özelleşmiştir. Uzun kanin dişler avı kavramaya yardımcı olurken carnassial dişler et dokusunu kesmek için görev yapar. Öğütücü diş yüzeyleri oldukça sınırlıdır çünkü kediler otçul canlılar gibi yoğun bitkisel materyal tüketimine adapte değildir.

Gözlerinde retina bölgesinde yüksek yoğunlukta rod hücresi bulunur. Ayrıca “tapetum lucidum” adı verilen reflektif tabaka düşük ışık koşullarında görme yeteneğini artırır. Bu özellik kedilerin alacakaranlıkta etkili avcı olmasını sağlar. İşitme duyuları da oldukça gelişmiştir. Kediler yüksek frekanslı sesleri algılayabilir ve bu durum özellikle kemirgen avcılığı açısından önemli avantaj sağlar.

Kedilerin gastrointestinal sistemi kısa ve hızlı sindirime uygun yapıdadır. Güçlü mide asidi ve yüksek proteolitik enzim aktivitesi hayvansal proteinlerin etkin sindirilmesini sağlar. Bağırsak sistemi omnivor türlere kıyasla daha kısadır çünkü hayvansal dokuların sindirimi bitkisel liflerden daha hızlı gerçekleşir. Kısa kolon yapısı düşük fermentasyon kapasitesiyle ilişkilidir.

Kedilerin Beslenme Fizyolojisi

Kedilerin fizyolojik sistemi yüksek proteinli av diyetine uyum sağlayacak şekilde evrimleşmiştir. Bu nedenle enerji metabolizmaları birçok omnivor memeliden farklı çalışmaktadır.

Kediler “obligat carnivore” yani zorunlu etçil canlılardır. Enerji gereksinimlerinin büyük bölümünü protein ve yağ metabolizması üzerinden karşılarlar. Karaciğer enzim sistemleri sürekli protein kullanımına göre programlanmıştır. Açlık durumunda bile aminoasit metabolizması aktif şekilde devam eder. Bu nedenle düşük proteinli diyetlere adaptasyon yetenekleri sınırlıdır.

Kediler proteinleri yalnızca doku yapımı için değil aynı zamanda temel enerji kaynağı olarak kullanır. Karaciğerde protein yıkımından sorumlu enzimlerin aktivitesi birçok omnivor türe kıyasla sürekli yüksek düzeydedir. Bu nedenle: Yüksek kaliteli hayvansal protein ihtiyacı fazladır, uzun süreli düşük protein tüketimi kas kaybına yol açabilir, aminoasit eksiklikleri hızlı klinik sonuçlar oluşturabilir.

Taurin kediler için yaşamsal öneme sahip bir aminoasittir. Kediler taurini yeterli miktarda sentezleyemedikleri için dışarıdan almak zorundadır. Retina sağlığı, kardiyak fonksiyon, safra asidi metabolizması, bağışıklık sistemi için kritik rol oynar.

Kediler enerji üretiminde yağları etkin şekilde kullanır. Ayrıca araşidonik asidi bitkisel kaynaklardan yeterince sentezleyemedikleri için hayvansal yağ tüketimine ihtiyaç duyarlar. Yağlar aynı zamanda: Enerji yoğunluğu, yağda çözünen vitaminlerin emilimi, deri ve tüy sağlığı açısından önem taşır.

Kediler karbonhidratları sindirebilse de metabolizmaları yüksek karbonhidrat tüketimine optimal düzeyde adapte değildir. Bunun temel nedenleri: Tükürük amilaz aktivitesinin çok düşük olması, bazı karbonhidrat metabolizma enzimlerinin sınırlı aktivitesi, hepatik glukokinaz aktivitesinin düşük olmasıdır. Doğal av diyetleri düşük karbonhidrat içerdiğinden kediler enerji üretiminde temel olarak protein ve yağ kullanımına yönelmiştir.

Kediler evrimsel olarak çöl kökenli canlılardır. Bu nedenle susama dürtüleri nispeten düşüktür ve böbrekleri idrarı yoğunlaştırma konusunda oldukça gelişmiştir. Bu adaptasyon doğada avantaj sağlasa da ev ortamında düşük su tüketimi: Üriner sistem hastalıkların riskini artırabilmektedir.

Kedilerin anatomik ve fizyolojik özellikleri milyonlarca yıllık avcı evriminin sonucunda şekillenmiştir. Zorunlu etçil metabolizmaları, yüksek protein gereksinimleri, özel aminoasit ihtiyaçları ve avcılığa adapte anatomik yapıları onların biyolojik olarak son derece özelleşmiş canlılar olduğunu göstermektedir.

Bu nedenle kedilerin beslenmesi değerlendirilirken insan veya köpek beslenmesiyle kıyaslama yapmak yerine türün evrimsel biyolojisi ve fizyolojik gereksinimleri temel alınmalıdır. Modern veteriner beslenmesi yaklaşımı da bu bilimsel prensiplere dayanmaktadır.

Kaynaklar:

Driscoll, C. A., Menotti-Raymond, M., Roca, A. L., Hupe, K., Johnson, W. E., Geffen, E., Harley, E. H., Delibes, M., Pontier, D., Kitchener, A. C., Yamaguchi, N., O’Brien, S. J., & Macdonald, D. W. (2007). The Near Eastern origin of cat domestication. Science, 317(5837), 519–523. https://doi.org/10.1126/science.1139518

Dyce, K. M., Sack, W. O., & Wensing, C. J. G. (2017). Textbook of Veterinary Anatomy (5th ed.). Elsevier.

Fascetti, A. J., & Delaney, S. J. (2012). Applied Veterinary Clinical Nutrition. Wiley-Blackwell.

Hand, M. S., Thatcher, C. D., Remillard, R. L., Roudebush, P., & Novotny, B. J. (2010). Small Animal Clinical Nutrition(5th ed.). Mark Morris Institute.

Ottoni, C., Van Neer, W., De Cupere, B., Daligault, J., Guimaraes, S., Peters, J., Spassov, N., Prendergast, M. E., Boivin, N., Morales-Muñiz, A., Bălăşescu, A., Becker, C., Benecke, N., Boroneanţ, A., Buitenhuis, H., Chahoud, J., Crowther, A., Llorente, L., Manaseryan, N., … Geigl, E.-M. (2017). The palaeogenetics of cat dispersal in the ancient world. Nature Ecology & Evolution, 1(7), 0139. https://doi.org/10.1038/s41559-017-0139

Case, L. P., Daristotle, L., Hayek, M. G., & Raasch, M. F. (2011). Canine and Feline Nutrition (3rd ed.). Mosby Elsevier.

Zoran, D. L. (2002). The carnivore connection to nutrition in cats. Journal of the American Veterinary Medical Association, 221(11), 1559–1567. https://doi.org/10.2460/javma.2002.221.1559